Tüm güzelliklere sahip olmak isteyen bir adam hakkında



Bugün hiç yaşanmamalıydı belkide. Hatta adam hiç tanımamalıydı kadını. Hiç görmemeliydi güzel yüzünü, hiç bakmamalıydı içinin güzelliğini dışına vuran gözlerine. Aşık olmayı dilemeyecektim dedi adam. Kadınlar hak etmiyor benim sevgimi diye haykırmak istiyordu. Ama içinde kalmamıştı en azından. Tek korkusu sevdiği kadının onu yanlış anlamasıydı. En çok bundan korkardı zaten.

Kadının ağlamış olma ihtimali bile adamı yıkmıştı. Kendini affedemiyordu. Bıraksaydım, gitseydi dedi içinden. Bilmeseydi, hatta kimse duymasa içimde kalsaydı dedi adam. Sevdiği bir kadını üzmekten çok korkuyordu adam. Kalbine küfrediyordu, sevmek zorunda mıydın diye. Neden gönlü böyle güzel insanları sevmek zorundasın ey kalp. O kadınla zaman geçirmek sevdiğini söylemeden sohbet edebilmek isterdi. Dün mesela ne güzel sohbet etmişti kadınla. Gözlerini içine bakmış, her şeyini açıkça anlatmıştı adam. Sevdiği kadınlara karşı fazlasıyla dürüsttü adam. Belkide kaybettiği nokta buydu. Kadınlar inanmıyordu belkide bir adamın bu kadar dürüst olabileceğine. Aslında adam sezmişti reddedileceğini ve o yüzden çıkmamıştı karşısına. Belki çıksa ve söylese sadece günlük bir hevesi olmadığını, aşık olduğunu, kadına değer verdiğini söylese konuşabilse her şey farklı olabilirdi. Sonra kendini kandırma dedi adam. Bir şeyin değişeceği yoktu. Zaten attığı mesajla kadına bir daha seni rahatsız etmem demek istemişti. Israr etmek yaratılışında yoktu adamın. 

Eğer kadının istediği buysa şansını kaybetmişti. Şimdi adam her kaybedilen savaş sonrası, hasar raporu çıkaracak, kadın hakkında değerli ne varsa bir sandığa koyup, kalbinin en güzel köşesinde saklayacaktı. Kadını güzel hatırlamaktı belki adamın amacı, onun için varsa çirkin bir yüzü görmek istemiyordu. Onun güzel gülüşünü, sakinliğini ve zekasını özleyecekti. Doğrusu adamın o kadında özlemeyeceği bir tek şey bile yoktu. Bir daha görmemeliydi onu uzaktan bile olsa. Fotoğraflarına bile bakmamalıydı. Unutmak zorundayım dedi kendi kendine. Bir anda defterin üzerine bir damla düştü. 

Ağlıyordu adam. Gözyaşlarını tutmak istemiyordu artık. Neden sevdiğim kadınlara kavuşamıyorum ben diye yakardı. Belkide hiçbir zaman yanıtını bulamayacaktı. Yatağa uzanıp uykusuz kalmanın vakti gelmişti. O kadının hayaleti uzun bir süre kalbini ağrıtmaya, uykularını bölmeye devam edecekti. Artık kimseyi sevmek, bu kalbin kapılarını açmak istemiyordu. Ama kimi kandırıyordu, bir gün bu kadının hayaletinden kurtulduğunda yeniden kavuşamayacağı birini bulacaktı kendine. Adamın hayatta kalma amacı buydu aslında, aşık olması ve kavuşamaması gerekiyordu. Bunları düşünürken defterini kapattı adam, gözyaşlarını sildi. Elveda güzelliklerin tümü, her kimle mutlu olacaksan onunla yaşlanırsın umarım dedi. Sesi titriyor ve ağlıyordu. Ama yarın güneş doğacak ve gözyaşları kuruyacaktı. Yeni bir güne merhaba dediğinde o kadını unutabilmeyi diledi. 

Yorum Gönder

Görüşlerinizi paylaşın

Daha yeni Daha eski